Global Ekonomik Kriz


  • 07.04.2009

    Sayın Okurlar,Öncelikle internet siteme göstermiş olduğunuz ilgi için hepinize teşekkür ederim. Bundan böyle her ay siz değerli okurlarımla her ayın önemli konuları üzerine düşüncelerimi aktarmak istiyorum. Hepinizin bildiği gibi global olarak yaşanan ekonomik kriz hayatımızı derinden etkilemiştir. Bu ay bu konudaki kişisel düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Ekonomi sosyal bir bilimdir.Temel konusu kıt kaynakların tüm insanların en yüksek tatmini sağlayacak şekilde kullanılmasıdır.Ekonomi arz ve talep dengesi üzerine kurulmuştur. Üretim ve tüketim dengelerinin kimi zaman sağlıklı bir şekilde devamını engelleyecek önemli bir unsur, insanların ihtiyaçlarının farkındalık düzeyindeki yetersizlik bilinçsizlik ve aşırılıktır.

    Ekonomi biliminin bir başka özelliği, hipotez, teori ve kanunların zaman ve mekana göre değişken olmasıdır. İnsan ve toplum davranışlarının değiştiği an, ekonomi kuralları da değişir. Bu değişebilirlik ekonomi bilimine güçlü bir dinamizm verir. Bundan dolayı da ekonomi biliminde aynı konuda farklı hipotez veya kanun bir arada bulunabilir. Ekonomi biliminin yasaları fizik biliminin yasaları kadar kesin değildir.

    Benim ‘3 s’ formülümü anımsamakta bu noktada yarar var. Neler onlar?

    1- Siyasi istikrar
    2- Sosyal adalet
    3- Sağlık

    Siyasi istikrarın olması yanında ülkenin mutlak adil yönetilmesi şarttır. Adalet bir kelimedir fakat uygulamak kolay değildir. Siyasi istikrar olan bir ülkede adaletli yönetim olacağından ekonomi tüm toplumun yararına çalışacaktır. Sosyal adalet sağlanmış olduğundan gelir dengesizliği yaşanmayacaktır. Tüm fertlere sağlıklı yaşam olanakları sunulduğundan daha sağlıklı,mutlu ve çalışkan insanlarla toplumun tüm sorunları hızla çözülebilecektir.

    EKONOMİK KRİZ

    Kriz önceden bilinemez derler ancak dikkatli olunursa ekonomik göstergeleri iyi takip edip sezgisi güçlü kişiler boyutunu olmasa bile krizi tahmin edebilirler.

    Resmin bütününe bakıldığı zaman bu kriz bir çok yönden geleceğini hissetmiştir yöneticilerin sorumsuzluğu , harcamaların ölçüsüzlüğü bu krizin sinyallerini veriyordu.

    Bu sinyallerden biride ABD’nin en büyük 7. şirketi olan 80 milyar dolarlık ENRON şirketinin kimsenin haberi olmadan batırılmasıydı. Batırıldı diyorum çünkü şu an şirket yöneticilerinin çoğu cezaya çarptırıldı bir kısmının da davası sürüyor şunu belirtmekte fayda görüyorum bütün dünyada insanların önceliği karınlarının doyması ve ekonomidir.Bugün ABD’nin gündeminde ENRON şirketi, Irak ve Usame Bin Ladin den daha fazla yer alıyor. ABD halkı bugün en çok ENRON olayını ya da skandalını konuşuyor.

    Kriz, bireyler, kuruluşlar, ülkeler için hem bir tehlike/tehdit hem de yeni fırsatlar ortaya çıkarır.. Kısa ya da uzun süreli olabilir. En olumsuz özelliği ‘bulaşıcı’ olmasıdır. Bir kuruluş veya ülkede çıkan krizler, ilişkide bulunulan diğer kuruluş, şirket ve ülkeleri de etkilemesidir.

    Kriz dönemlerinden en az zararla çıkmak, olumsuz gelişmeleri olumluya çevirmek, krize karşı organizasyonların ve devletlerin, firmaların alacağı önlemlerle gerçekleşir. En etkin yol, tedavi etmeye gerek kalmadan, ‘Kriz önleme/kriz koruyucu’ önlemlerin alınmasıdır. Ekonomi politikaların asıl işlevi, mevcut dengede bozulma olmadan, arzu edilen dengeye ulaşacak politikaları uygulamaktır. Daha yüksek büyüme hızı, daha iyi gelir dağılımı, düşük enflasyon, daha az kamu borçlanması, daha yetkin istihdam, daha fazla yatırım gibi…. Bu ise yazıldığı veya söylendiği kadar kolay değildir…

    Dünya büyük bir krizin içine girmiştir. Bu ekonomik krizin kısa zamanda sona ermeyeceği görüşündeyim. Eğer bu krizde ekmek ve iş noktasına gelinirse çok büyük sıkıntılar doğar. Dünya ve Türkiye üretmeden tüketme hastalığına yakalanmıştır kısacası ayağını yorganına göre uzatamamıştır. Yanlış uygulanan ekonomik politikalar sonucu maalesef şu anki duruma gelinmiştir.

    Üreticiyi her zaman destekleyen ve onu ayakta tutan sosyal ve ekonomik politikalarımız olmalı. Üretilecek bir artı değerimiz olmazsa, tüketebilecek bir şey bulamayız. Ekonomimiz daha sosyal, daha şeffaf ve aktif olmalı. Buna göre planlamalarımızı daha sağlıklı ve güçlü yapıp; vatandaş, işadamı, hükümet, muhalefet yani 7’den 70’e herkes el ele verip daha çok üretip ihtiyacımız kadar tüketerek bu krizi en az hasarla atlatmalıyız.

    En derin sevgi ve saygılarımla…