Anneler Günü
-
09.05.2009
İlk kez 1908 yılında ABD’de kutlanmaya başlanan, ardından hızla tüm dünyaya yayılan “Anneler Günü”, 1955 yılından beri de ülkemizde kutlanıyor. O gün bugündür her mayıs ayının ikinci pazarı tüm insanlık tarafından adeta annelere adanmış bir gün gibi kabul ediliyor.
Her birimiz çok iyi biliyoruz ki, senede bir gün ne anneyi anmaya yeter, ne de sevgi ve saygı gösterileri bir yaşam boyunun karşılığı olabilir. Onun canından can bulan her evlat için, annesiz bir hayat değil bir gün, bir ömür boyu düşünülemez bile. Onlar yanımızda yoksalar bile, yüreğimizde, beynimizde bizimle beraber ve bizim için yaşarlar dururlar.
Annemi kaybedeli uzun yıllar oldu. Onun ve tüm yitirilmiş annelerin mekanı cennet olsun. Çocukluğumdan bu yana hep onun gösterdiği ışığa ve bilgeliğe ulaşmaya çalıştım. Küçük bir çocukken, bizlere öğrettiği iyilik, doğruluk, temiz ahlak, dostluk, başkalarını hor görmeme gibi kavramları iş adamı olduktan sonra ilke ve prensipler olarak yaşamıma geçirdim. Hala da buna çalışıyorum. Çok daraldığım, sıkıldığım, zor da kaldığım zamanlar, keşke annem yaşasaydı da sadece yanımda oturabilseydi, varlığıyla bana güç verebilseydi diyorum.
2004 yılında yayımlanan “Yılmayan Bir Adamın Öyküsü” kitabımın “Çocuklarıma vasiyetimdir” bölümünden 1. maddeye “Annenize iyi bakın” diye yazmıştım. Son madde olan 101. madde de Peygamberimiz Hazreti Muhammed’den bir alıntı ile, “Cennet annelerin ayakları altındadır,” olarak bitiriyordu. Anne öyle bir varlıktır ki, onu yanımızda düşünmek bile, bize tarifi zor bir huzur verir. Dokuz ayını bizimle bire bir paylaşan, her anını bize adayan, canını bizim canımızla bütünleştiren adeta kutsal bir varlıktır anne.
Anneler yücedir, Allah’ın sunduğu bir ışıktır.
Anne yüzü asildir.
Anne yüzü derindir.
Anne özü nurdur.
Annenin kucağı sıcaktır, kutsaldır.
Annenin koruması, gözetmesi ilahi bir lütuftur.
Tüm bu ilahı güçleri yanında anneler, bir ömür boyu ailenin düzenini, birliğini, sevgi bağlarını kurup korurken, diğer yandan çocuklarını iyi ve doğru yetiştirmek, güzel ahlaklı olmaları için de erdemlerle donatmak adına didinip dururlar. Yine çocuklarının kendi ayakları üzerinde durabilmesi için, yılmadan mücadele edebilmesi için adeta saçlarını süpürge ederek geçirirler yaşamlarını. Evlatları için yapamayacakları, göze alamayacakları fedekarlık yoktur. Annelerimizi aralıksız sevgi, saygı yaşamımızın öncelikli görevi, anlamı ve güzelliğidir.
Anadolu insanın en güzel deyişlerinden biri olan, “Ana gibi yar olmaz”ı da bir kez daha hatırlarken, bu özel günde tüm annelerin önünde sevgi ve saygı ile eğiliyor, iyi ki varsınız diyorum.

