İmaj Dünyasında Yaşıyoruz
-
01.12.2012
Günümüz dünyasında “İmaj”, tüm sosyal ilişkilerde bize kapı açan en etkili anahtardır. İlk kez karşılaştığımız bir kişinin gözleri, otuz saniye içinde adeta fotoğrafımızı çeker. Bir resim oluşur. Bu resimde değerlerimiz, işimiz, yaşımız, sosyal statümüz, eğitimimiz hakkında ilk bilgiler beyinlere yerleşir.
Eskilerin “İntiba” dediği bu ilk etkilenme bir tanıtımdır. Cebimizden basılı olanını çıkarmadan, karşımızdakine uzattığımız kartvizitimizdir. Kimliğimizdir.
Okuldan mezun olduk ve iş arıyoruz, yeni iş kurduk, politikaya atıldık, kurulmuş düzeni olan iş hayatımıza yenilikler getirmek istiyoruz ya da CEO olarak devamlı bir rekabet yönetiminin stresi içindeyiz...
Tüm bu oluşumlar içerisinde bir toplantıda, sokakta, seyahatte ya da her hangi bir davette, kendimize yakışanı seçerek giydiklerimiz ile insanların göz zevkine hitap edebiliyorsak, zarafet ve güler yüz ile bütünleşen kimliğimizi imajımız olarak başarı ile sergiliyorsak, özgüveni hissettiren beden dilimiz, etkin iletişim tecrübemiz ve yeteneğimiz, olumlu enerjimiz hoş görü ve insan sevgisi ile damıtılmışsa, “İmaj anahtarı”nı doğru kullanmışız demektir.
Kişisel imajı doğru olan kişi, iyi iş yapma becerisi ve içi-dışı aynı mesajı vermenin ve öyle olmanın yanı sıra etkili bir dış görünüş ile kitlelerin sempatisini kolaylıkla kazanır. Bu, insanın yaşamını daha iyiye, daha güzele, başarı ve zenginliği yönlendirecek güçtür.
Öğrenmek, uygulamak, yaşamına yansıtmak insanın hür iradesine bırakılmıştır. Aklını kullanmasına bağlıdır. Başarılı olmuş kişilerin de başarı basamağından inmemeleri için “İş etiketi, iş protokolü, iş ‘know how’ı ile birlikte kişisel imajlarını doğrulayıp uygulamalıdırlar. Bu iki temel prensip ticaret, sanat, siyaset, spor, eğitim ve sosyal alanlarda kişiye başarı yolunu açar.
“İyi bir dış görünüş, sessiz ve kaleme alınmamış bir tavsiye mektubudur,” deyişi, imaj dünyasının literatürüne girmiş bir bilgidir. Aynı doğrultuda, “İmajınız kartvizitinizdir” ya da “İnsanlar giysileri ile karşılanır, bilgileri ve karakterleriyle uğurlanır,” sözleri de, günümüzde imajın önemini vurgulayan deyişlerdir.
Yaşamımızın her anında çalışırken, düşünürken, sosyal çevremizde oluşturduğumuz her güzel tavır, davranış, söz, yazı ve insan ilişkisi zarafet ile taçlandırılırsa, güzel ötesi olur. Yaşamın acılarına, monotonluğuna ya da basit, duygusuz gerçeklerine karşı güzeli ve olumlu mesajı öne çıkaran bir meydan okumadır. Yaşamı yaşanır kılma çabasıdır. İmajımız ile çevremize sunacağımız ahenkle seçilmiş giysilerimizde kullandığımız hoş renkler, uyumlu görüntü verme çabasının bu bağlamda düşünülmesi ve gerçekleşmesi bir mutluluk vesilesidir.
İmajımızı göz önüne çıkaran en önemli unsur giyimdir. Erkek ya da kadın yaşına, yaşam tarzına, moda kimliğine uygun, bakanların göz zevkine hitap eden renk, desen, kumaş uyumu içinde olmaya özen göstermelidir. Bu, başkalarına sunduğumuz bir nezakettir. Kişinin yüzüne yakışan saç kesiminden taşıyacağı aksesuara kadar tüm detayların bütünlüğü hoş bir görüntü oluşturuyorsa, o fotoğrafı “kişiyi başarıya taşıyan imaj” olarak sınıflandırıyorum.
Olumlu etki bırakan imaja sahip olmak yalnızca belli bir gelir düzeyine sahip kişi ve gruplara sunulmuş ayrıcalıklı kavram değildir. Her düzeyde her insan bu kavramı kendi yaşamına kendi şartlarında uygulayarak imajın etkileme gücünden yararlanabilir.
İmaj iletişimin ilk adımıdır... İletişim hayatın özüdür...
Kimi zaman temiz ve uyumlu bir kravat, sade ama şık bir takı, bir renk, boyanmış ve cilalanmış bir çift ayakkabı da iletişim bütünlüğünü oluşturabilir. Yeter ki, iletişimin tüm parçaları aynı göz zevkini versin, aynı dilden konuşsun.
Yarım yüz yılı aşan iş hayatımda çok renkten, çok kültürden, çok düzeyden insan tanıdım. Kimisi ile bir kez görüştüm, kimisi ile arkadaşlıklar, dostluklar kurdum. Bu ilişkilerde öğrendiğim pek çok bilgi, farkına vardığım detaylar, yaşanan olaylar tecrübelerimi oluşturdu. Tüm o insanların üzerinde bıraktığım ve onların bende bıraktığı imaj asla unutulmadı ve ilişkilerde etkili oldu.
Özellikle, dingin bir ruh hali ile sevecen, iyimser bakışlarla tanıdığım insanların hemen hemen tümü ile iyi ilişkilerim oldu ve halen de devam ediyor. İşte imaj, bu tecrübelerimin ışığında benim için çok önemlidir.
Her ne kadar günümüz dünyasından yola çıkarak bir “İmaj devri”nden söz etmeye çalışsam da, toplumların tarihi yapısı içerinde de imajın hiç de yabana atılmadığını görürüz. Bu konuda pek çok örnek vermek mümkün olsa da, yalnızca yüzyıllar önce Nasreddin Hoca’nın söyledikleri nasıl aklımızdan çıkar ki;
Ye kürküm ye!..
