İnsan Sıcaklığından Metal Soğukluğuna


  • 21.03.2010

    Bütün canlılar ölümlüdür. Sadece insanoğlu öleceğini bilir. Kaderini kabul etmek zorundadır. Ölüme yargılı olduğunu bilen tek yaratıktır.

    İnsanın sıcak yurdu ana karnıdır. İnsan aslında anne karnındaki korunmuş, sıcak, şefkatli ortamdan dünyaya soğuk bir ortama adım atar. Bebek dış dünyanın soğuğuna direnebileceği güne kadar, annesi tarafından kucakta barındırılır. Doğumdan sonra bebeğin çıkardığı ilk ses, nefesi ve çığlığıdır. Çünkü güvenli ortamı kaybetmiştir.

     Her zaman insanın içinde anne sıcaklığı, şefkati korumasına karşı bir özlem vardır. İnsanoğlu sıcaklığa, sevginin koruyuculuğuna, arkadaş - eş-dost sesine yakınlığı oranında mutlu olur. İnsan, ömrü boyunca, soğuğa, yalnızlığa, yaşamın acımasızlığına karşı ne denli bağışıklık kazanırsa kazansın, sıcağa – şefkat ve sevgiye duyduğu gereksinim asla azalmaz. Yetişkin bile olsa, sıcaklık duygusunun tehdit edildiği kimi zaman ‘anne’ feryadını, istem dışı haykırır. Bu feryat soğuk dünyanın tehditleri karşısında bir sıcaklık, güvence ve umut çağrısıdır. Anne hayatta olmasa bile… 

    Günümüz insanı ölümün soğuk soluğunu hem birey olarak hem toplum olarak ensesinde eskisinden çok daha yoğun hissetmektedir. Mensubu olduğu ve kıvanç duyduğu çağdaş medeniyetin çöküşünün başlangıcını yaşıyor. Bu çöküş bizi bir anda öldürmüyor. Depreme dayanıksız evler gibi bir gece de yıkılmıyor. Sinsi bir depremin uğultularını uzaktan duyuyoruz.
     
    İşte günümüz dünyasında uygulanan teknoloji (uygulandığı şekliyle) ve onun insanlığa olumsuz etkileriyle bu depremin habercisidir.
     
    Teknoloji, temel ve uygulamalı bilim datalarının yaratıcı üretime dönüştürülmesi, kullanımı ve toplum yararına çözümler getirmesini içeren bir süreçtir. Çalışma bütünlüğüdür. Evrenseldir.
     
    İnsan hayatının kalitesini arttırmak amacındadır. Bu yolda yaratıcılık, zeka, çalışma dinamizmi ile insanoğlu; 
    Bilim, sanat, mühendislik, ekonomi, sosyal alanlarda, herhangi bir şeyin daha iyi, daha hızlı, daha ekonomik ,daha verimli olması için yeni unsurlar içeren donanım ve metotlar geliştirir. 
    Bu gelişmeler toplumda hızla gerçekleşen değişimleri başlatmıştır. Yıllar önce ailelerimiz bir gaz lambası, bir kandil veya bir açık ateşin başında toplanıp sohbet ederlerdi. Derdi olan bireylerin sıkıntısı paylaşılır, yaşlılara saygıda kusur edilmezdi. Şimdilerde ise insanlar apartmanlarda, sokaklarda Allah’ın selamını bile ya vermiyorlar ya da zor veriyorlar. 

    İnsani ilişkilerde yozlaşma başlamış ve hızla artarak devam etmektedir. 
    Özellikle televizyonun aile yaşamına girmesiyle başlayan değişim, internet ve cep telefonun yaygınlaşmasıyla had safhaya ulaşmıştır. Hatta televizyon programlarında diziler, yarışma programları ayrı odalarda izlenmekte. Teknoloji geliştikçe, insanoğlu ilişkilerini askıya almakta ertelemektedir. Çocukluğumuzda ve gençliğimizde ülkenin her köşesinde düğünlere ve cenaze törenlerine katılmak için insanlar her türlü fedakarlığı yapar, başka işlerini ertelerlerdi. Bayramlar tüm toplumun buluştuğu şenlik birlikteliğiydi. Gelin görün ki şimdi bayramlarda şehirlerde kimseyi göremiyorsunuz. 
    İnsan insandan kaçıyor. 
    Bu dramatik, acımasız, çok olumsuz bir gelişmedir. 
    Yalnızlık yaşam biçimi olmuştur. 
    Oysa yalnızlık Allah’a mahsustur. 
    Ve insan yalnızlığını unutmak için daha çok teknoloji kullanıyor, daha çok uyuşturucu, alkol alıyor. Bağımlılıklar, ruhsal bunalımlar, intiharlar her ülkede hızla artmakta. Bütün yasaklar ve haramlar nefsin hoşuna gider. Internet ve cep telefonu bağımlılığı ile morfin veya eroin bağımlılığı arasında da korkutucu bir benzerlik vardır. 

    Bilgisayarın, insana sınırsız bilgi sunma, problem çözme, küresel perspektifleri anlama, diğer kültürlerle iletişim kurma, yararlı bilgileri anında dünyanın her köşesine sunma, evden alış veriş, bilim ve ticaret alanlarında çeşitli özel programlar ile yenilikler üretme, ilişkileri hızlandırma gibi sayısız yararlarını ‘bilgisayar okuryazarlığı’ olarak özetleyebiliriz. Yaratıcı ve yararlı İnternet Projeleri, eğitim ve öğrenme süreçlerinin kalitesini arttırmaktadır. 
    İnternet dünyası farklı bir ortamdır. 

    Klasik yaşama biçimlerini değiştiren, yaşamımıza yeni kavramlar getiren, yeni uğraşlar getiren, başka bir yaşam biçimidir.
     
    Gelişen teknoloji insanlara altın fırsatlar sunmaktadır. 
    Ancak gelin görün ki, bilinçli birçok insan bu teknolojilerin zararlarından fevkalade rahatsızdırlar. 
    Bilgisayar karşısında saatlerce oturan kullanıcı, bel fıtığı, boyun fıtığı, obezite, romatizma, kireçlenme gibi hastalıklardan kendini korumalıdır. Diğer yandan fast food gibi yeni ürünler hem Türk mutfak kültürüne hem de insanlarımıza büyük zararlar vermekte. 
    Gezegenimizin en güncel sorunu küresel ısınma felaketinin baş sorumlusu teknolojidir. Cep telefonu pratik bir buluştur. Ancak bedenimizde oluşturacağı hastalıklar beynimize, kulaklarımıza vereceği zararlar fevkalade ciddi boyutludur. 

    Ancak tüm vücudumuz, sinir sistemimiz, hücrelerimiz henüz tam tespit edilemediği oranda elektromanyetik dalgaların kurbanı olma riskindedir. Teknoloji, insani değerleri yozlaştırmaktadır. 

    Bireyler yalnızlaşmakta… Birliktelikler, arkadaşlıklar, evlilikler kırılıp dağılmakta. Modern ve medeni dünya dondurucu bir niteliğe bürünmüştür. İnsanlar, dost ve güvenli ortam özlemindedir. İnsanoğlunun yine de bugüne kadar donmamak, kırılmamak, dağılmamak için gösterdiği çabalar gerçek övgüye değer niteliktedir. Ne yazık ki etrafımızda soğuk insanlar, derin ve modern dondurucu koşullarda, manevi güzelliklerden gittikçe uzaklaşarak, ‘Metal ve Teknoloji Soğukluğuna’ hızla yuvarlanmaktadırlar. 
    Bu yazıyı okurlarımın teknolojiyi kontrol etmeleri, beden ve ruhlarına kişiliklerine gelecek zararları gündemde tutmaları için kaleme aldım.