Tecrübe Gerçek Öğretmendir
-
01.08.2013
Annem, babam, ağabeylerim, kendi ailem, öğretmenlerim, iş hayatında karşıma çıkan büyüklerim, okuduğum kitaplar, bana bilgi veren, öğreten her kaynağa şükranlarımı sunarım.
Saydıklarımın tümü gelip geçici öğretmenlerim oldular. Yalnızca TECRÜBELERİM yaşam boyu beni eğitti. Daha doğrusu yaptığım hatalardan aldığım dersler tecrübelerim oldu. Kısaca öğretmenim... Hatalarım öğretmenimin kara tahtasıydı ve o üzerine almam gereken dersleri yazdı. Tecrübenin özünü ve bana ne öğrettiğini...
Çok genç yaşta, Trabzon amatör kulüplerinden “Erdoğdu Spor”da yöneticilik yaptım. Disiplinli çalışmanın, ekip ruhunun, otoriter olmanın önemini oradaki tecrübelerimle öğrendim. Ardından ‘Samsunspor’da yürüttüğüm yöneticilik ve başkanlık dönemimde, çok ciddi planlama ve disiplinli, gayretli bir çalışma sonucu “2.Lig”den, ‘Türkiye 1.lig’ine çıkışımız, işini severek yapmanın, planlamanın, etkin çalışmanın ilk başarısını yaşattı.
Daha sonraki yıllarda Güreş Federasyonu’nda yaptığım yöneticilik dönemimde, fazlasıyla ihmal edilmiş olan ata sporumuza verdiğim yürekten destekle ter dökerek, karşıma çıkan açık ve gizli engellere, takılan çelmelere direnerek, onlara kötülükle cevap vermeden milli takımı çok daha iyi bir yere getirdim.
Bu liste değişik örnekleriyle daha da uzar gider. 55. İş Yaşamımı kutlamak adına çocuklarımın hazırladığı sürpriz kitapta, değerli eşim benim için şu satırları kaleme almış: “Sessiz ev, misafirsiz sofra, paylaşılamayan yemek, yalnız çıkılan seyahat Yılmaz’a verilecek en büyük cezadır”
Eşimiz yaptığı bu tespit son derece doğrudur. Nedenini de ben açıklayayım; çünkü “Yalnızlık Allah’a mahsusdur,” derler, bu birrr... Anlatılacak ya da kendisinden değişik şeyler dinlenilecek bir dostun yoksa yaşamın tadı-tuzu olmaz, bu ikiii... Çevresi boş olan insan deneyim kazanamaz, bu da üççç...
Tecrübe çok önemli bir yol göstericidir. Paha biçilmez bir değerdir. Yaşadıklarımız ve onların bıraktığı izler, acılar çekerek öğrendiğimiz, üzerinde düşünerek bir karara vardığımız anlar, dakikalar, saatler ve günler tecrübelerimizi oluşturur.
İnsan her fırsatta yeni, farklı ve sıradışı şeyler ya da farklı bir deyişle daha önce denemediği şeyler denemeli ki, yeni tecrübeler edinmiş bir kişi olabilsin.
Yaşamımızda deneyimlerin yeri başkadır. Farklı konularda deneyim kazanmış, çok yönlü, renkli, “Görmüş, geçirmiş” dediğimiz kişiler, yaşadıkları toplum için katma değerdirler. Yine bu kişiler iletişim becerisi, insan ilişkisi, ön sezgisi, liderlik vasıfları, girdiği herhangi bir mecliste gördüğü saygı ve ilgi ile örn insanlardır.
Düşünürlerin penceresinden baktığımızda, ‘Deneyler en iyi öğretmendir, yalnız okul masrafları biraz fazladır,’ demiş İskoç asıllı İngiliz tarihçi ve eğitmen Thomas Carlyle... Romalı devlet adamı, bilgin ve yazar Çiçero, “Tecrübe en değerli hocaların vermiş olduğu derslerden bile daha üstündür,” deyişini bırakmıştır tarih sayfalarına... Ve ünlü İslam alimi-hekim İbn-i Sina’ya göre de, tecrübe ilimden üstündür.
Yaşadıklarıma, öğrendiklerime ve çevremden edindiklerime baktıkça diyorum ki, anılarımızı, deneyimlerimizi, ülkemizin geleceği için yapılabilecekleri, çevre ve ekonomi üzerine düşüncelerimizi kapsayan bir kaç kitabı arkamızda bırakabilmek çabasında olmalıyız. Bunu yapmak, bilgi tohumlarının atılmasını sağlayacaktır.
Tecrübelerini biriktirmeyen, kendinden sonrasına aktarmayan kişiler ve toplumlar aynı hataları yapmak zorundadırlar. Aynı dersten devamlı sınıfta kalırlar. Bu da büyük bir zaman kaybını doğurur. Tarih, ders almayanlar için kendisini tekrarlamaktan öteye gidemez.
